İçeriğe atla

Bipolar Bozukluk(İki Uçlu Bozukluk)

Bipolar bozukluk, kişinin mani ve depresyon dönemleri arasında gidip geldiği kronik bir ruhsal hastalıktır.

Tüm Çalışma Alanları

İki uçlu bozukluk (bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif hastalık) iki ayrı hastalık dönemleriyle karakterize bir ruhsal bozukluktur. Bu hastalık dönemlerinden bir tanesinde taşkınlık (mani), diğerinde ise çökkünlük (depresyon) bulunmaktadır. Birbirlerine zıt gibi görünen bu iki hastalık dönemi yatışma ve alevlenmelerle seyreder. Hastalık dönemleri dışında ise hasta hemen tamamen normale döner. Bazı hastalarda ise günlük yaşamı kısmen etkileyen kalıntı belirtiler görülmekle birlikte, hastalar düzelir.

Mani (Taşkınlık) Dönemi

Hastalık dönemlerini ele almak gerekirse, mani veya taşkınlık dönemi duygudurumun çok yükseldiği, hastanın aşırı coşkulu olduğu dönemdir. Bu dönemde hastada abartılı önemli düşünceler veya ayağı yere basmayan projeler, kendini olduğundan çok daha yüksekte hissetme, büyüklük düşünceleri, düşüncelerin hastanın zihninde adeta yarışması, kendini aşırı enerjik hissetme, uyku gereksiniminde azalma, hatta uyku gereksinimini inkar etme, sonuçlarını düşünmeden heyecanlı veya eğlenceli faaliyetlere kalkışmak (çok fazla para harcama, aşırı hızlı araba kullanma) görülen belirtilere örnektir.

Depresyon (Çökkünlük) Dönemi

Diğer yandan depresyon veya çökkünlük dönemi ise yukarıda yazılan durumun tam tersidir. Depresyonda ise hastada mutsuzluk, karamsarlık, umutsuzluk, özgüvende azalma, değersizlik hissetme, abartılı suçluluk veya pişmanlık duyguları, eskiden zevk aldığı faaliyetlerden zevk alamama, iştahsızlık veya uykusuzluk gibi değişiklikler, ölüm ve intihar düşünceleri, bedeninde nedeni açıklanamayan ağrılar ortaya çıkabilir.

İki uçlu bozukluk toplumlara arası farklılık göstermemekte ve ortalama olarak %2-3 civarında görülmektedir. Erken kadın oranı eşittir ve ortalama başlangıç yaşı 20–25 arasındadır.

Hastalığın ortaya çıkma nedenleri arasında genetik etkenler azımsanmayacak orandadır ve ortalama olarak 2/3 oranında genetik nedenler sorumlu tutulmaktadır. Nedenlerden bir diğeri ise beyinde hücreler arası iletiyi sağlayan kimyasal maddelerin taşınmasında veya düzeylerinde ortaya çıkan değişikliklerdir ve beyinde iletiyi bozarak düşünce, bellek, öğrenme ve duygudurumun düzenlenmesini etkiler.

Stresli veya travmatik olaylar da iki uçlu bozukluğun ilk hastalık döneminin ortaya çıkmasına neden olabilir veya ilerleyen nedenleri tetikleyebilir. Bu kimi zaman ailede görülen bir ölüm, işini kaybetmek, doğum veya taşınma gibi olaylardır.


Mevsimsellik

İki uçlu bozukluğun seyrindeki en önemli özelliklerden birisi ise mevsimsellik göstermesidir. Mevsimsel özellik olarak hastalar ilkbahar – yaz aylarında taşkınlık, coşkunluk yaşarken, sonbahar – kış aylarında ise çökkünlük, durgunluk içinde girerler. Özellikle ilkbahardan yaz aylarına geçiş hastaların alevlenmesi açısından en riskli dönem gibi görünmektedir. Hastaların yaklaşık dörtte biri bu mevsimsel özellik nedeniyle içinde bulunduğumuz ilkbaharın son günleri, yazın ilk günlerinde kötüleşirler. Kötüleşme yaşanan bugünlerde hastalarda dürtüsel, tepkisel davranışlar, saldırganlık eğiliminde artma, öfke patlamaları, aşırı para harcama, taşkınlaşma azımsanmayacak orandadır. Bunların yanı sıra zaman zaman intihar eğilimi, daha doğrusu kendine zarar verme davranışı da görülebilir.

Tedavi

İki uçlu bozukluğun tedavisinde ilaç tedavileri önem taşımaktadır. Hastalığın ilk on yılında ortalama bir insanda görülen hastalık dönemi sayısı dörttür. İlk on yılın ardından, hastalık dönemleri arasında ortalama süre yaklaşık 1–2 yıldır. Bozukluk tedavi edilmezse, ortalama bir mani dönemi birkaç ay sürebilir. Tedavi edilmeyen depresyon döneminin süresi ise en az 6 aydır.

İki uçlu bozukluğun belli bir tedavisi yoktur, her hastaya göre doktoruyla ortaklaşa olarak bir tedavi programı hazırlanır. Bu tedavi programında ilaç tedavisi yanı sıra yaşamın düzene sokulması, kötü beslenme ve alkol – madde kullanım alışkanlıklarından uzaklaşma, pozitif düşünme ve davranma becerilerini geliştirme, stresle başa çıkma stratejilerini öğrenme, hastalığın seyri konusunda ayrıntılı bilgiye sahip olma bulunmaktadır. İlaç tedavisi olarak tercih edilen ilaçların başında lityum gelirken, ayrıca valproat, karbamazepin gibi antiepileptikler, antipsikotikler kullanılabilmektedir.

Günlük Yaşam Önerileri

  • Arkadaşlarınız, aile bireyleri veya eşinizle (şayet varsa) rahatsızlığınızı paylaşın.
  • Mümkün olduğunca düzenli uyku uyuyun.
  • Çok az alkol tüketin veya hiç tüketmeyin. Uyuşturucudan uzak durun.
  • İşte ve evde stresinizi azaltın.
  • Düzenli beslenin.
  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Nefes egzersizleri yapın.
  • Öfke ve depresyon gibi duygularla teker teker başa çıkmayı öğrenin.

Uyarıcı Belirtiler (Taşkınlaşma)

  • Az uyuma veya uyumama isteği
  • Etrafı rahatsız edecek davranışlarda bulunmak
  • Çok sayıda düşüncenin zihinde uçuşması
  • Aşırı konuşkanlık
  • Kolayca heyecanlanmak veya huzursuz hissetmek
  • Pervasızca para harcamak
  • Kilonuzda ve iştahınızda aşırı düzeyde değişiklik

Sıkça Sorulan Sorular

Bipolar bozukluk, kişinin mani (taşkınlık) ve depresyon (çökkünlük) dönemleri arasında gidip geldiği kronik bir duygu durum bozukluğudur.

Mani dönemi, kişinin aşırı enerjik, coşkulu, hızlı düşünceli ve riskli davranışlara eğilimli olduğu duygudurum dönemidir.

Bipolar bozukluk kronik bir hastalıktır. Ancak düzenli tedavi ile belirtiler kontrol altına alınabilir ve uzun süreli iyilik hali sağlanabilir.

Genetik yatkınlık, beyindeki kimyasal dengesizlikler ve stresli yaşam olayları hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilir.

Evet. Bazı kişilerde ilkbahar-yaz döneminde mani, sonbahar-kış döneminde ise depresyon daha sık görülebilir.

Evet. Düzenli tedavi ve takip ile birçok kişi iş, sosyal yaşam ve günlük aktivitelerini sürdürebilir.

Randevu almak ister misiniz?

Size en uygun zamanda görüşmek için hemen randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu Al