İçeriğe atla

Sözlük

Makalelerde geçen psikiyatri ve psikoterapi terimlerinin açıklamaları.

A

Agorafobi

Panik atak gelirse yardım alınamayacağı düşünülen yerlerden korkma ve kaçınma.

Aile terapisi

Aile terapisi, "Sorun sende değil, bizim ilişki biçimimizde" felsefesine dayanır. Sistemik yaklaşıma göre aile, parçaları birbirine bağlı bir saate veya bir mobil oyuncağa benzer; parçalardan biri sallandığında veya bozulduğunda tüm sistem bundan etkilenir.

Ajitasyon

Ajitasyon, bir kişinin yaşadığı derin içsel sıkıntı sebebiyle odada sürekli ileri geri yürümesi, ellerini ovuşturması, giysilerini çekiştirmesi veya durdurulamaz bir şekilde konuşması gibi kontrolsüz fiziksel hareketler sergilemesidir.

Alıştırma

Alıştırma (habitüasyon) süreci, insan beyninin en temel hayatta kalma ve enerji tasarrufu mekanizmalarından biridir.

Amenore

Kadınlarda regl döngüsünün durması

Anhedoni

Anhedoni, ruh sağlığında özellikle depresyonun en temel iki belirtisinden biridir. Kişinin en sevdiği müziği dinlediğinde, arkadaşlarıyla vakit geçirdiğinde ya da hobileriyle uğraştığında hissettiği o eski tatmin ve mutluluk duygusunun tamamen kaybolmasıdır.

Anksiyete

Anksiyete (Kaygı), normal şartlarda insanın tehlikelerden korunmasını sağlayan doğal bir savunma mekanizmasıdır.Ancak bu endişe hali günlük yaşamı felç edecek kadar yoğun, sürekli ve ortada somut bir neden yokken yaşanıyorsa, bir ruh sağlığı sorunu (anksiyete bozukluğu) haline gelmiş demektir.

Anoreksiya Nervoza

Kilo almaktan aşırı korkma ve bilinçli olarak aç kalma durumu.

Antiepileptikler

Antiepileptikler; beyindeki elektriksel aşırı uyarılmaları dengeleyerek hem epilepsi nöbetlerini önleyen hem de bipolar bozuklukta duygu durum dalgalanmalarını kontrol altında tutan ilaç sınıfıdır.

Antipsikotikler

Antipsikotikler; beyindeki dopamin ve serotonin gibi kimyasal ileticileri dengeleyerek sanrı, halüsinasyon, aşırı taşkınlık (mani) ve ağır düşünce bozukluklarını tedavi eden psikiyatrik ilaç sınıfıdır.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Sosyal normlara uymama, dürtüsellik ve saldırgan davranışlar eğilimi.

Atipik Depresyon

Klasik depresyonda görülen uykusuzluk ve iştah kaybının tam tersine; bu durumdan muzdarip kişiler çok fazla uyur, özellikle karbonhidratlı gıdalara yönelerek kilo alır ve kolları ile bacaklarında sanki kurşun dökülmüş gibi bir ağırlık hissederler.

B

Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Tek başına karar verememe ve sürekli bir koruyucuya ihtiyaç duyma.

Beden İmgesi Bozukluğu

Kişinin kendi vücut şeklini veya kilosunu hatalı algılaması.

Beklenti Anksiyetesi

Kişinin "yine panik atak geçireceğim" düşüncesiyle sürekli tetikte olması.

Bilişsel Hata

Bilişsel hatalar, beynimizin karmaşık dünyayı hızlıca anlamlandırmak için kullandığı, ancak bizi sık sık yanlış sonuçlara götüren "zihinsel kestirmeler" ve filtrelerdir.

Bilişsel İnhibisyon

Bilişsel inhibisyon, beynimizin kalabalık bir ortamda ders çalışırken arka plandaki gürültüleri yok saymasını veya bir işe odaklanmışken akla gelen alakasız anıları bastırmasını sağlayan mekanizmadır.

Bilişsel Teori

Bu teoriye göre insan beyni, dış dünyadan gelen verileri işleyen devasa bir bilgisayar gibidir. Hepimizin geçmiş yaşantılarımızla oluşturduğumuz şemaları (zihinsel gözlükleri) vardır.

Bilişsel-Davranışçı Terapi

Bu terapi modeline göre bizi üzen, korkutan veya öfkelendiren şey başımıza gelen olayların kendisi değil; o olayları zihnimizde nasıl yorumladığımızdır.

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunda mani, hipomani ve depresyon dönemlerinin görülebildiği kronik bir psikiyatrik hastalıktır.

Biriktirme Kompulsiyonu

Bu kişiler için bir eşyayı çöpe atmak, sanki çok değerli bir varlığını veya bir anısını kalıcı olarak kaybetmek gibi yoğun bir suçluluk ve panik duygusu yaratır.

Biyokimya

Biyokimya, canlı organizmalarda gerçekleşen kimyasal süreçleri ve molekülleri inceleyen bilim dalıdır.

Biyolojik Saat

Vücudun uyku, uyanıklık ve hormon salınımı gibi hayati döngülerini 24 saatlik güne göre ayarlayan içsel mekanizma.

Borderline Kişilik Bozukluğu

Duygu durumunda, ilişkilerde ve benlik algısında aşırı tutarsızlık.

Bulaşma Obsesyonu

Bulaşma obsesyonu, sıradan bir temizlik veya hijyen hassasiyetinden çok farklıdır. Bu durumdan muzdarip kişiler; kapı kollarına dokunmayı, toplu taşımaya binmeyi, başkalarıyla tokalaşmayı ve hatta dışarıdan gelen eşyaları evlerine sokmayı büyük bir tehdit olarak algılarlar.

Bulimiya Nervoza

Aşırı yeme atakları ve ardından gelen kusma döngüsü.

Bunaltı

Bunaltı belirgin bir fiziksel tehdit olmamasına rağmen kişinin yaşadığı yoğun huzursuzluk, geleceğe yönelik kötü bir şey olacağı hissi ve iç sıkıntısı durumudur.

D

Damgalanma

Damgalanma, özünde bir insanın sadece tek bir özelliğine (örneğin ruhsal bir hastalığına) odaklanarak, onun geri kalan tüm kişiliğini, yeteneklerini ve insanlığını yok sayma eylemidir.

Danışan

Danışan, psikolojik destek veya terapi sürecinde profesyonel yardım alan kişidir.

Davranışçı Tedavi

Davranışçı tedavi, psikolojik sorunları çözmek için soyut analizler yapmak yerine, doğrudan somut ve görünür davranışları değiştirmeye odaklanır.

Depresif

Depresif, kişinin duygu durumunun çökkün, isteksiz ve olumsuz bir ruh halinde olması durumunu ifade eder.

Depresif nöbet

Depresyon belirtilerinin belirli bir dönemde yoğun olarak yaşanması.

Depresyon

Depresyon dönemi; kişinin hayattan aldığı tüm zevki kaybettiği, derin bir mutsuzluk, karamsarlık ve enerji yoksunluğuyla karakterize çökkünlük evresidir.

Dini İçerikli Obsesyonlar

Dini içerikli obsesyonlar, bir kişinin inancının zayıf olması ya da gerçekten kutsal değerlere saygısızlık etmek istemesiyle kesinlikle ilgili değildir. Aksine, bu takıntıya sahip kişiler genellikle dini hassasiyeti son derece yüksek, günah işlemekten çok korkan ve ibadetlerine sadık insanlardır.

Dokunma Kompulsiyonu

Dokunma kompulsiyonu, geçici bir dürtü veya basit bir alışkanlık değildir. Bu durumdan muzdarip kişiler, zihinlerindeki felaket senaryolarını engellemek için adeta görünmez bir kural kitabına göre hareket ederler.

Duygudurum Bozukluğu

Duygudurum bozukluğu; kişinin içsel ruh halinin ve duygusal dengesinin, normal yaşamın iniş çıkışlarını aşarak uzun süre aşırı çökkün ya da aşırı taşkın seyretmesi durumudur.

Duygulanım

Duygulanım, kişinin o an hissettiği duygunun dışarıya, yani yüz ifadesine, konuşma tarzına ve beden diline yansıma şeklidir.

Dürtüsellik

Durup düşünmeden, aniden karar verip harekete geçme durumu.

Düzen Kompulsiyonu

Düzen kompulsiyonu, titiz veya organize bir insan olmanın çok ötesinde bir durumdur. Düzenli insanlar işlerini kolaylaştırmak için eşyalarını toplarken, düzen kompulsiyonu olan kişiler bunu zihinlerindeki yoğun huzursuzluk hissini dindirmek için adeta "yapmak zorunda" olduklarından yaparlar.

K

Kalp Çarpıntısı

Kalp çarpıntısı, kalbin normalden hızlı, güçlü veya düzensiz atması hissidir.

Karbamazepin

Karbamazepin; bipolar bozukluktaki mani ataklarını kontrol altına almak, epilepsi nöbetlerini önlemek ve şiddetli yüz ağrılarını (trigeminal nevralji) dindirmek için kullanılan bir duygu durum dengeleyici ve antiepileptik ilaçtır.

Klinik Bulgu

Klinik bulgu, bir hastalığın değerlendirilmesi sırasında hekim tarafından gözlemlenen veya tespit edilen objektif işaretlerdir.

Komorbidite

Bir hastalıkla birlikte aynı anda görülen diğer psikiyatrik rahatsızlıklar

Kompulsiyon

Kompulsiyon (Zorlantı), zihindeki takıntıları (obsesyonları) yatıştırmak için kullanılan bir nevi "savunma eylemidir".

Konsantrasyon bozukluğu

Konsantrasyon bozukluğu, kişinin kitap okurken, çalışırken veya birini dinlerken dikkatini koruyamaması, zihninin sürekli başka yönlere kayması durumudur.

Kontrol Kompulsiyonu

Bu durumdan muzdarip kişiler; kapıyı kilitlediklerini, prizleri çektiklerini veya arabanın el frenini çektiklerini fiziksel olarak bilseler ve görseler bile, zihinlerindeki o felaket senaryolarını susturamazlar.

Korku Belirtileri

Korku belirtileri, kişinin tehdit algısı karşısında verdiği fiziksel ve duygusal tepkilerdir.

Kronikleşme

Kronikleşme, vücudun veya zihnin bir sorunla kısa sürede baş edemeyip, o sorunu yaşamın bir parçası haline getirmesidir.

Kuşku Obsesyonu

Kişi kendi hafızasına ve duyularına güvenmeyi bırakır. Bu felaket senaryolarının yarattığı yoğun kaygıyı yatıştırmak için de kapıyı defalarca kilitlemek, ocağın fotoğrafını çekmek veya sürekli yakınlarından "Evet, kapattın" şeklinde onay (güvence) istemek gibi yorucu ritüellere başvurur.