
Terapist danışanını duyarsa nasıl bir iletişim sağlanır? Deneyimlenen ilişkinin en önemli kısmı duymaktır. Danışan ve terapist birbirlerini duydukları an ilişki ve tedavi anlam kazanır, gelişebilir. Danışanlarımla yaptığım uzun yolculuklarda harcadığımız zamanın önemli bir kısmında danışan, duyulduğunu anlama ihtiyacındadır. Bunu karşılıklı deneyimlemek her ikimiz için de vazgeçilmezdir. İşte o an; artık akan bir nehirdeki serin suyun ruhumuza yaptığı etkiyi hissederken, yaşamak daha anlam doludur. Her ilişki duyulmayı hak eder. İzin verin… Emek verin, sabırla dinleyin. Anne baba çocuğunu dinlesin, duysun. Eşler dinlesin, birbirini duysun. Doktor hastasını dinlesin, duysun. Duyulmak için bağırmaya değil, sadece dinlenilmeye ihtiyacımız var.
Sıkça Sorulan Sorular
Terapötik ilişkinin ve tedavi sürecinin en önemli kısmı karşılıklı olarak birbirini "duymaktır". Danışan ve terapist birbirlerini gerçekten duydukları an aralarındaki bağ anlam kazanır, tedavi süreci gelişir ve ilerler.
İnsanlar, girdikleri uzun hayat yolculuklarında ve ilişkilerinde harcadıkları zamanın büyük bir kısmında "duyulduklarını anlama" ihtiyacı içindedirler. Duyulduğunu hissetmek, insana var olduğunu ve değer gördüğünü hissettirir.
Hayır, duyulmak evrensel ve her ilişkinin hak ettiği temel bir haktır. Bu durum ailede anne, baba ve çocuk arasında; evlilikte eşler arasında; profesyonel hayatta ise doktor ve hasta gibi hayatın her alanındaki tüm ilişkilerde geçerlidir.
İlişkilerde karşılıklı duyulma deneyimi yaşandığında, akan bir nehrin serin suyunun ruhumuza yaptığı o ferahlatıcı etkiyi hissederiz. Anlaşıldığımızı hissettiğimizde yaşamak bizim için çok daha anlamlı, huzurlu ve dolu dolu bir hale gelir.


